GENEL Yaşam Tarzı

Karakterimiz Mutluluğumuzu Nasıl Etkiler

Karakterimiz Mutluluğumuzu Nasıl Etkiler

Size mutluluğun formülü nedir ya da karakterimiz mutluluğumuzu nasıl etkiler diye sorsam bana nasıl bir cevap verirdiniz? Sesleri şimdiden duyuyor gibiyim. Bir kimya sınavında değiliz bir formül yok diyenler olacağı gibi, buna takılmayıp ‘ daha çok para’ veya ‘sevdiğin bir iş’ diyenler de olacaktır.

Konu mutluluk olduğunda içsel niteliklerimizi değiştirmek yerine dış koşullarımızı değiştirdiğimizde hedefe ulaşacağımızı yanılgısına kapılıyoruz. Bu odaklanma aslında anlaşılır bir durum çünkü dış koşulların mutluluğumuzu etkilediği açık. Dış koşullar mutluluğumuzu etkilemeseydi, sosyo ekonomik açıdan zengin halkların daha mutlu olduklarını gözlemliyor olmazdık. Bugün bu nedenle  dünyanın en mutlu insanları Afganistan’ da değil Kuzey Avrupadadır diyebiliyoruz.

Dış koşullar mutluluğumuzda yadsınamaz bir rol oynarken, mutluluk biliminin çarpıcı bir bulgusu, bu rolün çoğumuzun hayal ettiğinden daha sınırlı olmasıdır. Araştırmalar çevre koşullarının insan mutluluğu üzerindeki etkisinin yüzde yirmiden çok olmadığını gösteriyor. Temel ihtiyaçlarımızı karşılamaya başladığımızda ne kadar çok para kazandığımızın mutluluğumuz üzerindeki etkisi azalmaya başlar. Güvendeysek, temel ihtiyaçlarımızı zorlanmadan karşılıyorsak dış koşullarımızı iyileştirmenin bize getireceği çok büyük bir mutluluk yok. Bunu destekleyen bir çalışma piyangoyu tutturan kişilerin altı ay sonra ortalama mutsuzluklarına döndüklerini gösterdi. 

Mutluluk içimizde (mi)?

Tüm bu veriler ışığında iç yaşamımızın koşullarını iyileştirmenin – farkındalık, öz şefkat gibi– bir mutluluk stratejisi olarak çok şey vaat ettiği ortaya çıkıyor. Örneğin kişiliğin mutluluk üzerindeki etkisini araştıran bu araştırma, davranış ve düşünce kalıplarımızın mutluluğu yüzde altmış üç etkilediğini gösteriyor. Aynı durumu yaşayan iki kişiden biri umutsuzluğa kapılarak ruhsal açıdan çökebiliyorken diğeri olumlu düşünceyi koruyarak yeni koşulları değerlendirebiliyor. 

Karakterimiz Mutluluğumuzu Nasıl Etkiler

Dış dünyada yaşanan her şey zihnimizin filtresinden geçerek kabul görür. Bazılarımız farklı nedenlerle daha donanımlı filtrelere sahibiz. Mutluluğu etkileyen çevresel faktörleri hesaba katmadığımızda karakterimiz mutluluğumuzu nasıl etkiler?

Nevrotik kişilik

Woody Allen’ın bir filmini dahi izlediğinizde nevrotik kişi nedir tanımını anlamış olacaksınız. Kaygılı, ilişki problemleri yaşayan, öfkeli ve suçluluk hisseden o insanlar nevrotik kişiliği kapsar. Baştan söylemekte fayda var: tüm bu duygulara  zaman zaman kapılmamız, hayatımızın en az altı ayını  bu ruh hali ile geçirmemiz bizi nevrotik yapmaz hatta tüm bu duyguları zaman zaman ve bir miktar hissetmek normaldir. Bununla birlikte, olumsuz duyguları çok sık, yoğun ve durumun gerektirdiğinin çok ötesinde yaşamak, iyilik hali ile bağdaşmaz. Araştırmalar nevrotik kişiliğin mutsuzluğa götürdüğünü kanıtlıyor. 

İyi düşünmek ve nevrotik bozukluk 

Pozitif düşünmek kulağa basit gelse de nevrotik kişilik gibi kalıtsal bozukluğa sahip kişilerin kendi başlarına yapamayacakları bir eylem. Bununla birlikte, terapi , psikoeğitim ve farkındalık veya meditasyon eğitimi gibi psikolojik müdahalelerle nevrotikliğimizi azaltmanın mümkün olduğunu biliyoruz.

Pozitif nesnellik

Pozitiflik olumlu duygular yaşama eğilimi veya yatkınlığı olarak düşünülebilir. Sevgi, sadakat, şükran, farkındalık ve umut bu duyguları içerir. Pozitif düşünceyi geliştirmenin bir yolu minnattarlık duyduğunuz şeylerin farkında olmakla başlar. İşler istediğimiz gibi gitmediğinde, belirli sorular sorma alışkanlığı, “Bu durumu nasıl daha iyi bir şeye dönüştürebilirim?” gibi daha hayırsever bakış açısını benimsemeye yardımcı olabilir. veya “Bundan çıkarabileceğim dersler nelerdir?”

İyi bir insan olmak 

Mutluluğun bulaşıcı olduğunu biliyoruz. Bu mantık bizi iyilik yaptığımız birinin mutluluğunun bizi de mutlu edeceğine götürür. Araştırmalar bu nedenle daha mutlu insanların başkalarına karşı daha olumlu ve toplum yanlısı bir yönelime sahip olduğunu gösteriyor. İyilik yaptığımız için mutluyuz ve mutlu olduğumuz için başkalarını mutlu ediyoruz. Görünen o ki mutluluğu erdeme bağlayan filozoflar yine haklı çıktılar.

Merak

Hergün yeni bir şeyler öğrenmek, dünyada hala öğrenmeye keşfetmeye değer bir şeyler olduğunun farkında olmak, bir mutluluk halidir. Kendi kendime durup en son ne zaman mutlu oldum diye sorduğumda bugün biraz önce keşfettiğim yeni bir şey olduğunda cevabını rahatlıkla verebilirim. Merakın bizi mutluluğa götürdüğünü ben değil bilim insanları söylüyor. Çünkü merak yeni bir deneyimi doğuruyor ve bizi kendimize odaklanmaktan uzak tutuyor. Daha yüksek düzeyde merak geliştirmek için ilgi alanlarımızı takip etmek ve hayatımızda keşif ve keşif fırsatları yaratmak için zaman ayırabiliriz.

Değişmek: bu gerçekten mümkün mü?

Gerçek şu kişi karakterimiz biz hiçbir şey yapmasak dahi daima bir değişim içinde. Örneğin araştırmalar, insanların yaş aldıkça daha sakin, daha rasyonel, daha duyarlı ve daha az narsist olma eğiliminde olduğunu gösteriyor. Bir yaşam boyunca “tamamen farklı bir insan” olamasak da belirli kişilik özelliklerimizin seviyelerinde kayda değer değişiklikler yapabiliriz.

Her şeyi erteleyen o kişiysek bunu azaltabiliriz. Dünyanın en pozitif insanı olamayız belki ama en iyi versiyonumuzu yaratabiliriz çünkü tüm bunlar bize değer.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.