Yaşam Tarzı

Aslında psikolojik travma belirtisi olan 6 kaygılı davranış

Psikolojik travma belirtisi

Psikolojik travma, klinik olarak konuşursak, birinin aşırı derecede rahatsız edici bir olaya verdiği duygusal tepki olarak tanımlanır. DSM travma sonrası stres bozukluğuna sebep olan olayları ise ölüm, ağır yaralanma ve cinsel istismar olarak üç grupta kategorize eder. Ayrıca kişinin psikolojik travma geliştirmesi için yukarıdaki olayları doğrudan yaşamasına gerek olmadığını, bu olaylara tanık olmasının travma geliştirmesi için yeterli olduğunu söyler. Peki bu üçü olmadan psikolojik travma geliştirmiş olamaz mıyız? İşte psikolojik travma belirtisi olan 6 yaygın davranış!

Psikolojik travma belirtisi olarak kaygı

Açıkça söylemek gerekirse, travma tepkisi subjektiftir. Bir kişiye çok yakın olsanız bile, yaygın travma belirtilerini fark etmezsiniz. Bununla birlikte, bir kişinin travma geçirdiğine dair diğer işaretler; anksiyete, panik ataklar, sinirlilik, öfke, agresif tutumlar, yorgunluk, hızlı kalp atışı olarak kendini gösterir.  Örnekle anksiyetenin klişeleşmiş özelliklerinden bazıları, sinirlilik, topluluk önünde konuşma korkusu veya kalabalıkta bulunma korkusudur. Tanınma düzeyleri ne olursa olsun, birçok endişeli davranış, bazı psikolojik travma deneyimleriyle bağlantılıdır. Araştırmalar, travma ile kaygının birçok belirtisi arasında bir bağlantı olduğunu ortaya koydu ve çocukluktaki ya da sonrasındaki deneyimlerimizin sıklıkla yetişkinlikte de görülen davranışsal tezahürlere yol açtığını gösterdi.

Yargılanma veya olumsuz değerlendirilme korkusu birçok farklı şekilde kendini gösterir. Çocukluk çağı travmasından kurtulanların çoğu, evlerinde veya güvenli alanlarda başka insanların olması veya kaçamayacakları bir duruma sokulmaktan korkar ve bu korku kaçınma davranışına yol açar. “Travma beyni“, rahatsızlıktan kaçamadığımız bir zamanı hatırlatan herhangi bir deneyimden kaçınmak ister. Bu tepkiler, kişinin yaşamının birçok alanında kendini gösterir. Davranışların birçoğu travma yaşamamış kişiler tarafından da yaşanmış ve başka yollarla açıklanabilse de bu 6 yaygın endişeli tepkilerden bazıları psikolojik travma belirtisi olarak kabul edilir.

Altı yaygın psikolojik travma belirtisi

Beklenmeyen telefona cevap vermemek

Sosyal kaygısı olmayan biri için telefona cevap vermek basit bir iş gibidir ancak travma öyküsü olan biri için bu anksiyete nedenidir. Söylemekte fayda var travma tepkisi istenmeyen bir görüşmeyi engellemeyi içermez daha çok beklenmedik bir çağrıyı yanıtlamayı içerir. Ruh bilimciler bu davranış kalıbının mahremiyetimizin veya sınırlarımızın ihlal edilmesi duygularını hatırlattığını söylüyor.

Üzgün hissettiğinizde izolasyona girmek ve bunu kimseyle paylaşmamak

Bir travma tepkisi olarak sosyal izolasyon, kaçınan başa çıkma stratejilerinden biridir. Herhangi bir nedenle kendini üzgün hisseden kişi destek görmek veya duygularını paylaşmak yerine, bunu kendi başına halletmeyi veya görmezden gelmeye seçer. Destekleyici kaynakları kullanma veya sağlıklı bağlantılar arama olasılıkları düşük olan bu travma tepkisinin ihmal edilmiş çocuklarda görülmesi olasıdır. 

Grup etkinliklerinde veya sosyal ortamlarda kendini kapatma veya sessiz kalma

Bu bariz bir sosyal kaygı gibi görünse de her zaman için öyle değildir. Sosyal kaygının genel nedeni, sinir sistemimizin sürekli “aktif” olmak zorunda kaldığı, bir başkasıyla ilgilenmeye hazır ya da sözlü bir konuşmaya hazır olduğumuz kaotik bir ortamda büyümenin sonucudur. Sonuç olarak, yetişkin travma mağdurları bazen sosyal ortamlarda aşırı uyarılma deneyimleri yaşarlar. Yüksek düzeyde katılımla bulunmamız gereken ortamlarda, telefonumuza bakarak, yalnız kalmak için tuvalete giderek veya sessizleşerek “durumu idare ederiz”. Buna karşılık, sosyal kaygısı olan birçok insan, bu deneyimin aslında sosyal olarak meşgul olmak için herhangi bir baskı altında olmadığımız büyük bir kalabalığın içinde olmaktan daha stresli olduğunu söylüyor.

Halka açık alanlarda hep aynı yere konumlanmak

Travmadan kurtulanların çoğu, sırtlarını duvara vererek oturmayı tercih ettiklerini bildirmiştir. Sürekli aşırı tetikte olmaları nedeniyle, sinir sistemleri onları mantıksız bile olsa algılanan herhangi bir tehdide “hazır” tutar. Odayı ve içindekileri gözlemleyebilecekleri bir yerde oturmak, o an için bile olsa o sinir gerginliğini yatıştırıyor gibi görünüyor.

Aşırı yeme veya aşırı içmek

Travmadan kurtulanlar, genellikle yiyecek veya alkol-uyuşturucuya düşkünlük veya bunlardan kaçınma şeklinde kendi kendini yatıştırma yolları geliştirirler. Son yıllarda, sağlık endüstrisi, yiyecek veya içecekle ilgili travma ve kaygı arasındaki bağlantıya dair artan bir anlayış geliştirdi. Psychology Today yeme bozukluğu olan kişilerde sıklıkla olumsuz çocukluk deneyimleri ve travma öyküsü olduğunu söyler. Tüm sağlıksız yeme veya madde kullanım kalıpları bir bozukluk kriterlerini karşılamasa da, kişinin gıda ve maddelerle ilişkisi ile çocukluktaki olumsuz deneyimleri veya karşılanmamış ihtiyaçları arasında hala bir bağlantı vardır.

Beklenmedik/davetsiz biri kapınızı çalıyor

İki tip insan vardı: kapı çaldığında kapıyı açanlar ve saklanıp gitmesini bekleyenler. Şaka bir yana, kapınızın beklenmedik bir şekilde çalınmasına verdiğiniz tepki, tıpkı beklenmeyen bir telefon çağrısına verdiğiniz tepki gibi, travma tepkisidir. Genellikle bu yüksek paranoya ve kaygı duygusu, bir çocuk olarak kaçamamanın deneyimleriyle ilişkilidir.

Özür dilemek hem de fazlasıyla

Sürekli eleştirildiğinizde veya sürekli olarak her şeyin sizin suçunuz olduğunu hissettirildiğinizde, güçlü bir utanç duygusu geliştirirsiniz. Bu , yanlış bir şey yapmamış olsanız bile, sürekli olarak aşırı özür dileme ihtiyacında kendini gösterir. Nedeni genellikle çocukluktaki duygusal istismar veya ihmalin bir sonucudur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.