Anne ve Çocuk Yaşam Tarzı

Aşı karşıtları neden aşı yapmak istemiyorlar

aşı karşıtları

Aşı karşıtları, çeşitli nedenlerle aşıların kullanımına karşı çıkan kişileri ifade eder. Aşıyı insan hakları ihlali olarak değerlendirenler ve aşının bir komplo ögesi olduğunu düşünenler… Toplum sağlığı için tehlike arz eden bu kişiler haklı olabilirler mi? Gelin aşı karşıtlığına ve hikayesine yakından bakalım

Aşı karşıtlığı: tarihçesi

18. yüzyıla gidiyoruz. Kitlesel bazda ilk aşılamanın (çiçek aşısı) yapıldığı bu tarih bizi aşı karşıtlığının başladığı tarihe götürür. Hareketin yükselişi, kısmen aşıların nasıl çalıştığına dair genel bir anlayış eksikliğinden kaynaklanıyor. Katoliklere, aşıların katolik erkekleri kısırlaştıracağını ve böylelikle Avrupa’da sayılarının azalacağını düşündükleri için aşı karşıtlığı hareketinin öncüleridir diyebiliriz. Günümüz komplo teorilerine paralellik gösteren bu hareketin başlangıcı daha sonra hükümetlerin aşıyı zorunlu kılması, aşıyı reddedenlere maddi yaptırımlar uygulanması nedeniyle büyük kitleleri etrafında toplamaya başlıyor.

Aşı karşıtları: kimler

Eğitim veya düşük sosyo ekonomik çevrede yetişmiş kişiler seviyesine indirgenmeyecek kadar karışık bir topluluk çünkü aşı karşıtlarının buluştuğu tek ortak payda aşı karşıtları olmaları. Aşı karşıtı hareketin parçası olanlar arasında sadece tıp dışı profesyoneller değil, genel olarak aşılar ve aşılama hakkında alternatif görüşlere sahip bazı bilim otoriteleri veya sağlık sağlayıcıları da var. Tıp içi profesyonellerin iddialarından beslenen ikinci grup genel olarak medya okuryazarlığı gelişmemiş ve bilimsel verilere kuşku ile yaklaşan kişileri kapsıyor.

Neden aşı yaptırmak istemiyorlar?

Komplo teorisyenleri

Kısa bir hatırlatma: komplo teorisi demek salt yalan veya yanlış varsayımlar demek değildir. Bazı kanıtlanmış komplo teorileri var. Örnekle sigara yirminci yüzyıl sonlarına kadar sağlıklı bir şey olarak pazarlanıyordu ve buna şiddetle karşı çıkan gruplar vardı. Bu gruplar o dönemin şartlarında komplo teorisyenleri olarak adlandırılıyordu. Ancak günümüzde sigaranın sağlıklı değil zararlı ve zehirli bir madde olduğu mutlak bir gerçek olarak kabul ediliyor. İnsanların neden komplo teorilerine inandığını araştıran bir çok bilimsel çalışma bulunuyor ve bunlardan biri komple teorilerine inanmanın ‘ya tutarsa’ varsayımından öte gitmediğini ortaya çıkıyor. Bu durum Jeane Dixon etkisi olarak açıklanıyor. Yani yeteri kadar kehanette bulunursanız bazıları gerçekleşir, birçoğu unutulur ve az sayıda gerçekleşen kehanet akılda kalır. Aşı karşıtları dahil birçok komplo teorisyenlerinin de yaptıkları tam olarak bu oluyor. 

Aşı karşıtları bunda herhangi bir tehdit görmüyorlar

Aşı karşıtlığı daha çok gelişmiş ülkelerde görülen bir durum. Bunun nedeni ise son derece basit: iyi yüz yıldır çocuk felcinden ölmüş tek bir çocuga dahi rastlamayan Fransız bir anne çocuk felci diye bir hastalığın varlığını dahi reddeder. Fakat günümüzde hala Afrikada çocuk felci ölümcüldür. Afrikalı bir anne aşının elzem olduğunu birinci elden görüp bunu deneyimliyor ancak örnekteki Fransız anne ‘zaten hastalanan kimse yok bu nedenle aşı gereksiz’ diyebiliyor.

Sistem

Kapitalist bir düzende eğitim sistemi iki temel gayeye hizmet eder. Devletin istediği gibi biri olmak ve serbest piyasa ekonomisine hakim yeteneklere sahip olmak. Bu her iki gaye kişide merak veya sorgulama yeteneklerinin geliştirmesini içermiyor. Sorgulama ve merak yeteneği gelişmemiş kişi doğal olarak duyduğu ilk şeye inanma eğilimine sahip biri olacaktır. Ve bir avukat olan beynimiz duyduğumuz ilk şeyi değiştirmeyi hiç sevmiyor. 

Eğitim sisteminin düşünen bireyler yaratmamasının aşı karşıtlığındaki yansıması:

  • Birinci kişi : Bir yerde okudum aşı yapmak kısır yapıyor.
  • İkinci kişi : Doğru diyorsun eskiden her evde beş altı bebek olurdu.

Yalnızca düşünmeyi değil düşünmeyi bilmenin dahi bazı evrensel prensipleri vardır ve bu prensiplerin eğitim sisteminde yer bulmaması aşı karşıtlığı gibi evrensel gerçeklikten uzak varsayımlara sürüklenmeye neden oluyor. 

Akılcılığın reddi

Aşı karşıtlarındaki temel bilgi problemi aşının fayda sağlayacağına inanmamalarından gelir. Bu nedenle aşı yaptırmamayı toplum sağlığına karşı bir tehdit olarak görmüyorlar. Onlar aşı üreticilerini para tüccarları kendilerini ise ‘her şeyin farkında olan o kişiler’ olarak kategorize ediyor. Peki bu nereye kadar doğru? Koronavirus ile ilgili ortaya atılan ilk iddialardan biriyle hafızamızı tazeleyelim: Koronavirus bir komplodur ve Bill Gates gibi para babaları aşı ile hepimize çip takacak ve bu çip ile kontrol edileceğiz!

Zihin kontrolü yapmak istediğini açık açık söylemesine rağmen neden Elon Musk değil de her zaman olduğu gibi kabak Bill Gates’in başında patlıyor. Çünkü akılcılığın reddi bu demek oluyor: söylenen değil kimin söylediği önemlidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.